Çinli bağımsız oyun geliştiricisi Jotoyo tarafından geliştirilen Monster Fantasy, oyun dünyasının sevilen türlerini özgün bir şekilde harmanlayan iddialı bir proje olarak dikkat çekiyor. Monster Hunter’ın derinlikli aksiyon mekanikleri, Animal Crossing’in huzurlu yaşam simülasyonu öğeleri ve Stardew Valley’in toplama-üretme döngüsü ile beslenen bu yapım, oyunculara hem zorlu savaşlar hem de sakin bir sanal dünya yaşamı sunmayı amaçlıyor. Geliştirici ekibin yapımcısı Fei Fei ile yapılan görüşmeler, oyunun sadece mekaniklerin bir toplamı olmadığını, aksine oyuncular arası sosyal etkileşimi merkeze alan yaşayan bir dünya tasarımı olduğunu ortaya koyuyor.
Monster Fantasy Dünyasının Temel Taşları ve Geliştirme Süreci
Monster Fantasy projesinin arkasındaki vizyon, oyunun farklı oyuncu tiplerini aynı ekosistem içinde buluşturma arzusuna dayanıyor. Fei Fei, oyunun tasarım aşamasında 2002 yapımı MMO Cross Gate gibi klasiklerden ilham aldıklarını belirtiyor. Bu yapımda dövüş ve yaşam simülasyonu birbirine kopuk parçalar gibi değil, aksine birbirini besleyen unsurlar olarak kurgulanıyor. Örneğin, bir oyuncunun canavarlara karşı verdiği mücadele, başka bir oyuncunun topladığı kaynaklarla yaptığı zırhlar sayesinde kolaylaşabiliyor. Bu da Monster Fantasy içerisinde her oyuncunun kendi uzmanlık alanıyla dünyada “faydalı” hissetmesini sağlıyor.
Oyunun savaş sistemi, “kolay öğrenilebilir ama ustalaşması zor” bir yapı üzerine inşa edilmiş. Monster Fantasy içerisinde yer alan derinlikli işçilik (crafting) ve toplama sistemleri, aksiyon oyunlarında yüksek beceri seviyesine sahip olmayan oyuncular için bile savaşları yönetilebilir kılıyor. Dört oyuncuya kadar çevrimiçi işbirliğini destekleyen oyunda, ev sahibi oyuncunun dünyasındaki ilerleme paylaşılırken, misafir oyuncular kendi kaynaklarını ve ekipmanlarını kullanarak takım arkadaşlarına destek olabiliyorlar. Ayrıca evcilleştirilmiş canavarların yönetimi, oyunun temel bir parçası haline getirilmiş; komut almadıklarında kendi başlarına hareket edebilen bu yaratıklar, dünyayı daha canlı hissettiren unsurlar arasında yer alıyor.
Teknik tarafta ise Monster Fantasy ekibi, sürdürülebilir ve etik bir geliştirme süreci benimsiyor. Fei Fei, yapay zeka araçlarının yalnızca erken geliştirme aşamasındaki yer tutucu varlıklar (placeholder) için kullanılabileceğini, nihai sürümde yer alan tüm varlıkların ise tamamen insan sanatçılar tarafından yaratılacağını garanti ediyor. Ayrıca oyun, “deneysel” bir özellik olarak LLM (Büyük Dil Modeli) ve TTS entegrasyonuna sahip. Bu özellik sayesinde oyuncular, NPC’lerle geleneksel arayüzlerin ötesine geçerek tamamen serbest ve doğal diyaloglar kurabiliyor. Bu teknoloji şu an bulut tabanlı bir sistemle test ediliyor olsa da, oyuncuların bu özelliği kullanmama özgürlüğü de bulunuyor.
Şu an için geliştirilme sürecinin erken aşamalarında olan Monster Fantasy, Eylül ayında Steam platformunda gerçekleştirilecek ilk halka açık testlere odaklanmış durumda. Eylül ayındaki bu testlerin ardından Kickstarter kampanyasını başlatmayı hedefleyen ekip, PC ve konsol platformlarında eşzamanlı bir çıkış gerçekleştirmek için yoğun bir çalışma yürütüyor. Monster Fantasy dünyasının sunduğu bu geniş ve interaktif yapı, hem aksiyon arayan hem de huzurlu bir yaşam simülasyonunda sosyalleşmek isteyen oyuncular için oldukça merak uyandırıcı bir potansiyel barındırıyor.

