Netflix, video oyunları alanındaki stratejisinde yeniden yapılanmaya gidiyor. Şirket, beğenilen Oxenfree serisinin geliştiricisi Night School Studio’yu kapatma kararı alırken, 2022 yılında Helsinki’de kurduğu Moonloot stüdyosunun da faaliyetlerini sonlandırmayı planlıyor. Son gelişmeler, Netflix’in kendi bünyesinde oyun geliştirme kapasitesini azaltarak daha sınırlı sayıda projeye ve dış geliştiricilerle yapılan iş birliklerine ağırlık vermeye başladığını gösteriyor.
Night School Studio’nun kapanması özellikle dikkat çekiyor. Çünkü stüdyo, Netflix’in oyun sektörüne yönelik en önemli yatırımlarından biri olarak görülüyordu. Netflix, Night School’u Eylül 2021’de satın almış ve bu satın almayla birlikte oyun sektöründe kendi yaratıcı kimliğini oluşturma hedefinde önemli bir adım atmıştı. Stüdyo, Netflix çatısı altında Oxenfree II: Lost Signals üzerinde çalışırken aynı zamanda Black Mirror evrenine dayanan bir mobil oyun da geliştirdi.
Night School’un Netflix tarafından satın alınmasının temelinde ise stüdyonun özgün anlatım tarzı bulunuyordu. İlk Oxenfree, doğaüstü olayları genç karakterlerin hikâyesiyle birleştiren atmosferik bir macera oyunu olarak öne çıkmıştı. Oyunun en önemli özelliklerinden biri, oyuncunun seçimlerine göre değişen diyalog sistemi ve dallanan anlatısıydı. Night School daha sonra Afterparty ile benzer şekilde güçlü hikâye anlatımını farklı bir konseptle devam ettirdi. Dolayısıyla stüdyonun kapanması, Netflix’in oyun sektöründeki yalnızca bir çalışan sayısını azaltması anlamına gelmiyor; şirketin özgün ve hikâye odaklı oyun geliştirme yaklaşımında da önemli bir değişikliğe işaret ediyor.
Üstelik Night School’un kapanması, stüdyonun yeni oyunu Unhinged üzerinde çalışmasının ardından geliyor. Netflix için geliştirilen kısa birinci şahıs korku oyunu Unhinged’in piyasaya sürülmesinden yalnızca yaklaşık altı hafta sonra stüdyonun kapatılması, yeniden yapılanmanın zamanlamasını daha da dikkat çekici hale getiriyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Night School’un geleceğine ilişkin kararın hızla alınmış olması, Netflix’in oyun portföyünü yeniden değerlendirdiğini düşündürüyor.
Netflix ise yaptığı açıklamada oyun uygulamasına daha fazla odaklanmak istediğini ve bu doğrultuda organizasyonel değişiklikler gerçekleştirdiğini belirtiyor. Şirket, ayrılan çalışanlara teşekkür ederken yeni stratejinin hangi oyun türlerine öncelik vereceğini de ortaya koyuyor. Buna göre Netflix artık çocuk oyunları, parti oyunları, hikâye odaklı yapımlar ve daha geniş kitlelere hitap edebilecek ana akım oyunlara daha fazla ağırlık vermek istiyor.
Bu değişimin arkasında Netflix’in oyun hizmetini daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırma isteği bulunuyor. Şirketin oyun kataloğunda daha önce bağımsız ve hikâye odaklı yapımlar önemli yer tutarken, yeni yaklaşımda herkes tarafından kolayca oynanabilecek oyunların önemi artıyor. Yakın zamanda piyasaya sürülen FIFA oyunu da bu stratejinin örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Netflix’in amacı yalnızca oyun meraklılarını değil, platforma zaten aboneliği bulunan geniş kullanıcı kitlesini oyunlara yönlendirmek olabilir.
Ancak bu strateji Netflix’in kendi stüdyolarına daha az ihtiyaç duyduğu anlamına geliyor. Şirket aynı anda Moonloot stüdyosunu da kapatmaya hazırlanıyor. Helsinki merkezli Moonloot, Netflix’in oyun geliştirme kapasitesini artırmak amacıyla 2022 yılında kurulmuştu. Stüdyonun kapatılması, Netflix’in birkaç yıl önce oluşturduğu dahili geliştirme altyapısını yeniden küçülttüğünü gösteriyor.
Moonloot’un kapanmasıyla birlikte Netflix’in kendi bünyesindeki oyun geliştirme kapasitesi daha da sınırlı hale gelecek. Şirketin elinde ise Helsinki merkezli Next Games bulunmaya devam ediyor. Netflix’in dış geliştiricilerle birlikte çalışan merkezi oyun ekibi de faaliyetlerini sürdürecek. Bu nedenle şirket oyun sektöründen tamamen çekilmiyor. Tam tersine, geliştirme modelini değiştirerek kendi stüdyolarına yaptığı yatırımı azaltırken dış ortaklara daha fazla görev vermeye hazırlanıyor.
Netflix’in oyun sektöründeki yeniden yapılanması aslında birkaç yıldır devam eden daha geniş bir sürecin parçası. Şirket daha önce Güney Kaliforniya’daki Blue Studio’yu kapatmıştı. Call of Duty ve Halo gibi büyük oyun serilerinde çalışmış deneyimli isimlerin yer aldığı bu stüdyo, PC için üçüncü şahıs aksiyon RPG geliştirme hedefiyle kurulmuştu. Ancak proje tamamlanmadan stüdyonun faaliyetleri sonlandırıldı.
Geçtiğimiz dönemde Netflix’in Boss Fight Entertainment stüdyosunu kapatması da benzer bir tablo oluşturdu. Stüdyo, özellikle Squid Game: Unleashed gibi Netflix markalarına dayanan oyunlarla öne çıkmıştı. Netflix ayrıca rahat ve yaşam simülasyonu türündeki oyunlarıyla tanınan Spry Fox’u da Aralık ayında kurucularına geri sattı. Bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde şirketin oyun sektöründeki satın alma ve stüdyo büyütme döneminden daha kontrollü bir modele geçtiği görülüyor.
Night School Studio’nun kapatılmasının en önemli sonuçlarından biri ise Oxenfree serisinin geleceği. Şimdilik Netflix, serinin devam edip etmeyeceği konusunda net bir açıklama yapmış değil. Ancak bir stüdyonun kapanması, fikri mülkiyetin otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmiyor. Netflix isterse seriyi başka bir geliştiriciye devredebilir veya gelecekte yeni bir Oxenfree projesi hazırlayabilir. Buna rağmen serinin yaratıcı kimliğiyle en yakından ilişkili stüdyonun artık bulunmaması, hayranlar açısından önemli bir belirsizlik oluşturuyor.
Buradaki temel soru, Netflix’in oyun sektöründen tamamen vazgeçip geçmediği. Mevcut tablo böyle bir geri çekilmeye işaret etmiyor. Şirket hâlâ oyunları Netflix aboneliğinin bir parçası olarak sunuyor ve farklı markalara dayanan yeni yapımlar üzerinde çalışıyor. Ancak birkaç yıl önceki hedef, Netflix’in kendi bünyesinde çok daha büyük bir oyun geliştirme ekosistemi kurması yönündeydi. Bugün ise şirket daha küçük bir dahili ekip, dış geliştiriciler ve daha seçici projeler üzerine kurulu bir model tercih ediyor.
Bu değişimin Netflix açısından ekonomik bir gerekçesi de olabilir. Büyük bütçeli oyun geliştirmek son derece maliyetli ve uzun süreli bir süreç. Bir oyunun geliştirilmesi yıllar sürebilir ve projenin ticari başarı elde edip etmeyeceği garanti değildir. Netflix’in asıl iş modeli ise abonelik gelirlerine dayanıyor. Bu nedenle şirketin milyarlarca dolarlık oyun yatırımları yapmak yerine, mevcut abonelerin ilgisini artırabilecek daha düşük riskli ve daha geniş kitlelere hitap eden oyunlara yönelmesi daha kontrollü bir yaklaşım olabilir.
Özellikle mobil oyunlar Netflix için hâlâ önemli bir alan olmayı sürdürüyor. Şirketin mobil platformlara oyun eklemesi, abonelerin ekstra ücret ödemeden oyunlara erişebilmesini sağlıyor. Ancak bu modelin kullanıcılar tarafından ne ölçüde benimsendiği hâlâ tartışmalı. Netflix’in oyun stratejisinin en büyük problemi de burada ortaya çıkıyor: Şirket oyunları abonelik paketinin doğal bir parçası haline getirmek istiyor ancak kullanıcıların büyük bölümünün Netflix’i öncelikle dizi ve film platformu olarak görmeye devam etmesi, oyun yatırımlarının karşılığını sınırlayabiliyor.
Bu nedenle şirketin daha popüler markalara ve kolay erişilebilir oyun türlerine yönelmesi mantıklı görünüyor. Çocuk oyunları, parti oyunları, spor oyunları ve Netflix’in popüler dizilerinden uyarlanan yapımlar, kullanıcıların mevcut alışkanlıklarına daha kolay bağlanabilir. Buna karşılık tamamen yeni ve bağımsız bir oyun evreni oluşturmak, özellikle Netflix’in oyun sektöründe henüz güçlü bir marka kimliği bulunmadığı düşünüldüğünde daha yüksek risk taşıyor.
Bununla birlikte Netflix’in önünde tamamen boş bir alan da bulunmuyor. Life Is Strange geliştiricisi Don’t Nod gibi şirketlerin Netflix markalarına dayanan projeler üzerinde çalıştığı biliniyor. Bu tür iş birlikleri, Netflix’in kendi stüdyolarını büyütmeden oyun kataloğunu genişletmesine olanak sağlayabilir. Şirket böylece geliştirme riskinin ve maliyetinin önemli bir bölümünü dış ortaklarla paylaşabilir.
Sonuç olarak Night School Studio ve Moonloot’un kapanması, Netflix’in oyunlardan vazgeçtiğini değil, oyun stratejisini daha dar ve kontrollü bir modele taşıdığını gösteriyor. Şirket artık her tür oyuna yatırım yapmak yerine daha geniş kitlelere hitap eden projelere odaklanıyor. Dahili stüdyo sayısının azalmasıyla birlikte dış geliştiricilerin önemi de artıyor.
Ancak Night School örneği Netflix açısından sembolik bir kayıp. Oxenfree gibi kendine özgü bir oyun serisiyle Netflix’in oyun dünyasında yaratıcı bir kimlik kazanmasına yardımcı olan stüdyonun kapatılması, şirketin artık daha ticari ve daha geniş kitle odaklı bir oyun portföyü istediğini gösteriyor. Netflix’in önümüzdeki dönemde bu yeni stratejiyle başarılı olup olmayacağı ise büyük ölçüde oyunların abonelik hizmetine ne kadar güçlü bir değer katacağına bağlı olacak.

