Wall Street analistleri ve teknoloji dünyası, yapay zeka alanındaki hızlı büyümenin sürdürülebilirliğini tartışmaya devam ediyor. Bank of America’dan ünlü analist Michael Hartnett, yapay zeka balonu patlamasının kesin işaretini belirlediğini iddia ediyor: “teknoloji kredi spreadlerinin” genişlemesi. Hartnett’e göre, bu durum yapay zeka şirketlerinin devasa yatırım harcamalarının sürdürülemez hale geldiğinin ve sektördeki aşırı büyümenin sona erdiğinin bir sinyali olacak. Hartnett, 1999’daki dot-com balonunu hatırlatarak, o dönemdeki yüksek harcamaların bir resesyonu tetiklediğini ve bu resesyonun, 2000’lerdeki verimlilik artışının gerçek kıvılcımı olduğunu belirtiyor.
Öte yandan, OpenAI‘nin yeni dil modeli GPT-5, karışık eleştirilerle karşılanırken, yapay zeka sohbet robotlarının kârlılık potansiyeli de sorgulanmaya başlandı. Birçok analist, bu chatbot’ların Netflix gibi sürdürülebilir bir iş modeline sahip olamayacağını savunuyor. Netflix, özel içerikleriyle kullanıcılar için güçlü bir farklılaşma yaratırken, çoğu yapay zeka modeli yetenek açısından birbirine o kadar benziyor ki, kullanıcılar ücretsiz ve ücretli platformlar arasında kolayca geçiş yapabiliyor. Bu durum, şirketlerin kullanıcı başına düşen ortalama geliri (ARPU) artırmasını zorlaştırıyor. Artan rekabet ve modelleri çalıştırmak için sürekli yükselen maliyetler, bu sohbet robotlarının kârlılığını tehdit ediyor ve yaratıcılarının hayal ettiği gelir motorları haline gelmelerini engelliyor.
Ayrıca, GPT-5‘in “dünyanın en iyi yapay zeka modeli” olarak lanse edilmesine rağmen, kullanıcılar tarafından uzun yanıt süreleri, karmaşık cümle yapıları ve bağlamı korumada yaşanan zorluklar gibi çeşitli sorunlar rapor edildi. Tüm bu gelişmeler, ABD’de şu anda yapım aşamasında olan 250’ye yakın veri merkezi ile devasa bir yapay zeka harcaması patlamasının yaşandığı bir dönemde, analistlerin dile getirdiği “balon” endişelerini daha da artırıyor.

