Intel’in sunucu işlemcileri için geliştirdiği yeni nesil Diamond Rapids Xeon 7 ailesi, şirketin veri merkezi pazarındaki rekabet gücünü yeniden artırma hedefinin en önemli parçalarından biri olacak gibi görünüyor. Ortaya çıkan yeni bilgiler, Intel’in Diamond Rapids ailesinde 256 adede kadar P-Core çekirdeğine sahip üst seviye bir işlemci hazırladığını gösteriyor. Söz konusu işlemcinin henüz resmi olarak duyurulmadığı belirtilirken, 2027 yılında piyasaya çıkması beklenen Diamond Rapids platformunun AMD’nin yeni nesil EPYC Venice ailesiyle doğrudan rekabet etmesi bekleniyor.
Intel’in Diamond Rapids için daha önce çok daha iddialı planlara sahip olduğu biliniyor. Önceki sızıntılarda 384 ve hatta 512 çekirdeğe ulaşan işlemci tasarımlarından söz edilmişti. Bu yüksek çekirdek sayılarına ulaşması planlanan işlemcilerin, özellikle yoğunluk odaklı veri merkezi kullanım senaryolarına hitap eden Diamond Rapids-HD tasarımlarının bir parçası olması bekleniyordu. Ancak son bilgiler, Intel’in bu planlardan vazgeçtiğini ve söz konusu yüksek çekirdekli E-Core tabanlı tasarımların iptal edildiğini gösteriyor.
Sızıntılarıyla tanınan Jaykihn’in aktardığı bilgilere göre 512 çekirdekli platform daha tanım aşamasında iptal edildi ve platformun büyük bölümündeki çalışmalar geçtiğimiz yılın Aralık ayında sonlandırıldı. Böylece Diamond Rapids ailesinde şimdilik P-Core tabanlı tasarımlar ön plana çıkıyor. Intel’in bu noktada çekirdek sayısını mümkün olduğunca yüksek tutarken performans odaklı P-Core mimarisinden yararlanmayı tercih ettiği görülüyor.
Mevcut planlara göre Diamond Rapids’in en üst seviye modelinde 256 P-Core bulunabilir. Bu değer, Intel’in günümüzde sunduğu Granite Rapids Xeon 6900P ailesindeki maksimum 128 çekirdekli yapı ile karşılaştırıldığında çok büyük bir artış anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle Intel, Diamond Rapids ile üst düzey P-Core işlemcilerde çekirdek sayısını iki katına çıkarmaya hazırlanıyor. Bununla birlikte söz konusu 256 çekirdekli modelin henüz resmi bir ürün olarak duyurulmadığı ve Intel’in nihai ürün gamında bu işlemciyi sunup sunmayacağının kesinleşmediği belirtiliyor.
Diamond Rapids’in yüksek çekirdek sayısı, AMD’nin veri merkezi işlemcilerindeki agresif çekirdek stratejisine doğrudan bir yanıt niteliğinde. AMD’nin EPYC Venice ailesinde 256 Zen 6 çekirdeğine ulaşan işlemciler sunması bekleniyor. Mevcut bilgiler doğrultusunda AMD’nin altıncı nesil EPYC ailesinde 256 çekirdekli EPYC 9996 ve 192 çekirdekli EPYC 9966 gibi modeller bulunuyor. Intel’in 256 çekirdekli Diamond Rapids modelini gerçekten piyasaya sürmesi durumunda, iki şirket çekirdek sayısı açısından aynı seviyeye ulaşmış olacak.
| Özellik / Parametre | Intel Diamond Rapids (“Xeon 7”) | AMD EPYC Venedik (Venice) |
| Maksimum Çekirdek Sayısı | 256 P-Core (Performans Odaklı) | Gelişmiş Zen Mimarisi / Çoklu Çekirdek |
| Hedef Pazar | Kurumsal Veri Merkezleri, Yapay Zeka & Bulut | Bulut Bilişim, HPC ve Kurumsal Sunucular |
| Mimari Odak | Yoğun hesaplama gücü ve yüksek verimlilik | Ölçeklenebilirlik ve yüksek iş parçacığı |
| Zaman Çizelgesi Durumu | Üretim/Planlama aşamasında (Zaman çizelgesinde geride) | Pazar takvimine göre daha avantajlı konumda |
Ancak veri merkezi işlemcilerinde yalnızca çekirdek sayısına bakmak gerçek performansı değerlendirmek için yeterli değil. Intel’in Diamond Rapids ile AMD’ye karşı rekabet edebilmesi için tek çekirdek performansı, çok çekirdek performansı, bellek bant genişliği, enerji verimliliği, gecikme süreleri ve toplam sahip olma maliyeti gibi birçok farklı alanda güçlü sonuçlar ortaya koyması gerekiyor. Özellikle büyük veri merkezlerinde işlemci sayısının ve enerji tüketiminin doğrudan işletme maliyetlerine yansıması, performans başına watt değerini kritik hale getiriyor.
Diamond Rapids’in yeni nesil Panther Cove-X P-Core mimarisini kullanacağı belirtiliyor. Intel’in bu mimariyi özellikle yüksek performanslı sunucu iş yükleri için geliştirdiği ifade edilirken, işlemcilerin Intel 18A-P üretim sürecini kullanması bekleniyor. Platform tarafında ise Oak Stream adı öne çıkıyor. Ayrıca Diamond Rapids ailesinde çok çipli paket tasarımlarının kullanılacağı ve işlemcilerin 16 kanala kadar DDR5-9000+ bellek desteği sunabileceği iddia ediliyor.
Bellek tarafındaki bu gelişme özellikle yüksek çekirdek sayılarına sahip işlemciler açısından kritik. Çünkü çekirdek sayısı arttıkça işlemcilerin veri besleme ihtiyacı da yükseliyor. 256 P-Core gibi devasa bir çekirdek yapısının yeterli bellek bant genişliği olmadan tam kapasiteyle çalıştırılması mümkün olmayabilir. Intel’in 16 kanallı bellek desteğiyle bu darboğazı azaltmayı hedeflediği görülüyor. Bunun yanında PCIe 6.0 desteği de yeni nesil hızlandırıcılar, ağ kartları ve depolama çözümleri için platformun önemli özelliklerinden biri olacak.
Intel’in 256 Çekirdekli Xeon 7 Planı Veri Merkezi Rekabetini Nasıl Değiştirebilir?
Intel ve AMD arasındaki veri merkezi rekabeti son yıllarda yalnızca işlemci performansı üzerinden ilerlemiyor. Yapay zeka sistemlerinin hızla büyümesi, bulut hizmetlerinin genişlemesi ve büyük dil modelleri gibi yoğun hesaplama gerektiren uygulamaların yaygınlaşması, veri merkezlerindeki CPU ihtiyacını da artırıyor. GPU ve özel yapay zeka hızlandırıcıları önemli bir rol oynasa da sunucuların genel amaçlı işlem yüklerini yönetebilmesi için güçlü CPU’lara ihtiyaç duyulmaya devam ediyor. Bu nedenle Intel’in Diamond Rapids ile çekirdek sayısını önemli ölçüde artırması, şirketin veri merkezi pazarındaki konumunu koruma açısından büyük önem taşıyor.
AMD tarafında ise EPYC Venice ailesi Intel için ciddi bir rakip olacak. Zen 6 mimarisinin EPYC platformuna önemli performans kazanımları getirmesi beklenirken, 256 çekirdeğe ulaşan modeller AMD’nin çok çekirdekli veri merkezi performansındaki iddiasını sürdüreceğini gösteriyor. AMD’nin bu alanda elde ettiği güçlü konum, Intel’in Diamond Rapids ile yalnızca daha fazla çekirdek sunmasını değil, bu çekirdeklerin gerçek dünya iş yüklerinde ne kadar verimli çalıştığını da kanıtlamasını gerektiriyor.
Üretim teknolojisi açısından da Intel’in önünde önemli bir sınav bulunuyor. AMD EPYC Venice işlemcilerinin 2 nm üretim sürecine geçmesi beklenirken, Diamond Rapids’in Intel 18A-P teknolojisi üzerinde 2027 yılında piyasaya çıkması planlanıyor. Intel’in 18A üretim teknolojisi, şirketin uzun vadeli işlemci ve üretim stratejisinde önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. Ancak Diamond Rapids’in başarılı olabilmesi için yalnızca gelişmiş bir üretim sürecine sahip olması yeterli olmayacak; Intel’in bu teknolojiyi yüksek verimlilik ve yüksek performansla birleştirmesi gerekecek.
Intel’in karşısındaki rekabet de yalnızca AMD ile sınırlı değil. NVIDIA’nın veri merkezi CPU çözümleri üzerinde çalışması ve Qualcomm gibi şirketlerin yüksek çekirdek sayılarına sahip sunucu işlemcileri geliştirmesi, gelecekteki rekabet ortamının daha da yoğunlaşacağını gösteriyor. Özellikle yapay zeka ve bulut veri merkezlerinin büyümesi, farklı işlemci mimarilerinin aynı pazarda daha fazla yer bulmasına neden oluyor. Bu durum Intel için hem bir tehdit hem de yüksek performanslı sunucu işlemcilerine yönelik artan talebi değerlendirmek açısından önemli bir fırsat oluşturuyor.
Diamond Rapids’in teknik özellikleri de Intel’in bu alandaki hedeflerini ortaya koyuyor. Platformun PCIe 6.0 desteğine sahip olması, 16 kanala kadar DDR5-9000+ bellek desteği ve 256 P-Core’a ulaşabilecek üst seviye modeller, şirketin veri merkezi altyapısında yüksek bant genişliği ve yüksek paralel işlem gücünü hedeflediğini gösteriyor. Ancak bu özelliklerin gerçek performansa ne ölçüde dönüşeceği, işlemciler piyasaya çıktığında yapılacak bağımsız testlerle belli olacak.
Intel’in önceki nesillerden Diamond Rapids’e geçişi de oldukça büyük bir sıçramayı temsil ediyor. Granite Rapids ailesinde 128 P-Core seviyesinde kalan üst düzey modellerin ardından 256 çekirdekli bir Diamond Rapids işlemcisinin ortaya çıkması, şirketin çekirdek yoğunluğunu ciddi biçimde artıracağını gösteriyor. Bununla birlikte Intel’in daha önce gündeme gelen 384 ve 512 çekirdekli E-Core tasarımlarını iptal etmiş olması, şirketin stratejisinde önemli bir değişikliğe işaret ediyor. Intel artık aşırı yüksek çekirdek sayılarına ulaşmak yerine daha güçlü P-Core mimarisi üzerinden rekabet etmeyi tercih ediyor olabilir.
Bu stratejinin özellikle yüksek performans gerektiren veri merkezi iş yüklerinde avantaj sağlaması mümkün. P-Core mimarisi, çekirdek başına daha yüksek performans sunmayı hedeflediği için veritabanları, kurumsal uygulamalar, karmaşık simülasyonlar ve bazı yapay zeka altyapı görevlerinde daha güçlü sonuçlar verebilir. Ancak bunun karşılığında enerji tüketiminin de kontrol altında tutulması gerekiyor. 256 P-Core içeren bir işlemcinin çok yüksek güç tüketmesi durumunda, ham performans avantajı veri merkezi işletmecileri açısından yeterli olmayabilir.
Intel’in gelecek Xeon işlemci ailesinde Diamond Rapids’in ardından Coral Rapids de şirketin veri merkezi ve yapay zeka stratejisinde önemli bir rol oynayacak. Önümüzdeki yıllarda CPU’lar, GPU’lar ve özel hızlandırıcıların birlikte çalıştığı hibrit veri merkezi mimarilerinin daha yaygın hale gelmesi bekleniyor. Bu nedenle Intel’in yalnızca tek bir işlemciyle değil, bütün bir platform ekosistemiyle rekabet etmesi gerekecek.
Şimdilik 256 P-Core’lu Diamond Rapids Xeon 7 modeli resmi bir ürün olarak doğrulanmış değil. Dolayısıyla Intel’in bu SKU’yu son kullanıcıya sunup sunmayacağı ve piyasaya çıktığında hangi teknik özelliklere sahip olacağı konusunda kesin konuşmak mümkün değil. Ancak ortaya çıkan bilgiler, Intel’in 2027 yılında veri merkezi işlemcilerinde AMD’nin 256 çekirdekli EPYC Venice modelleriyle aynı çekirdek sayısı seviyesine ulaşmayı hedeflediğini gösteriyor.
Sonuç olarak Diamond Rapids, Intel’in veri merkezi pazarında yeniden güçlü bir konum elde etme çabasının önemli bir parçası olacak. 256 P-Core’a ulaşabilecek modeller, 16 kanallı yüksek hızlı DDR5 bellek desteği ve PCIe 6.0 gibi teknolojiler platformu son derece iddialı hale getiriyor. Ancak Intel’in asıl sınavı çekirdek sayısından ziyade bu işlemcilerin performans, enerji verimliliği ve toplam sahip olma maliyeti açısından AMD EPYC Venice karşısında nasıl bir sonuç vereceği olacak. 2027 yılında iki şirketin 200’ün üzerinde çekirdeğe sahip işlemcilerle aynı sahnede yer alması, veri merkezi CPU rekabetinde yeni ve oldukça agresif bir dönemin başlangıcı olabilir.

